Nilay Keçeci ile kış depresyonuna girmeden zayıfla!

Kış mevsimi, diyet için en ideal zamanlardan biridir; ancak ah bir de şu kış depresyonu olmasa… Bir yanda soğuk ve kasvetli hava bir yanda halsizlik, motivasyon düşüklüğü ile “bu dönemde nasıl kilo verilir” diyenlerdenseniz Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci Arpacı kış depresyonuna girmeden kilo korumanın yollarını anlatıyor. İşte detaylar:

Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci Arpacı: Kış depresyonunu; halsizlik, enerji kaybı, uyuma hali, fazla yeme isteği ya da iştahsızlık ile kendini gösteren ve kişinin kendini tükenmiş hissettiği bir dönem olarak tanımlayabiliriz. Özellikle bu dönemde kilo vermek bir yana kilo kontrolü sağlamak bile oldukça zor olabilir. Ayrıca Keçeci Kişi motivasyonunu kaybedip kendini sürekli yorgun hissettiği için beslenme alışkanlıkları konusunda tutarlı olamaz ve bu da kendisine fazla kilolar olarak geri dönebilir. Kış depresyonuna girmeden doğru bir diyet planı uygulamak için öncelikle bedenimizi anlamamız ve ona kışın ne istediğini sormamız gerekir. Belki de vücudunuzda bazı değerlerde kayıplar olabilir. Bu nedenle folat, demir, B 12 ve D vitamini düzeylerinizi kontrol ettirin. açıklamasında bulundu. İşte Nilay Keçeci’nin diğer açıklamaları;

Nilay Keçeci ile kış depresyonuna girmeden zayıfla!

HEM MUTLU VE HEM DE FORMDA TUTAN BESİNLER TÜKET!

Ruh halinizi iyileştirip size mutluluk verecek ve aynı zamanda formda kalmanızı sağlayacak serotonin kaynaklarına sık sık beslenme planınızda yer verin. Yumurta, süt, peynir, kırmızı ve beyaz et gibi vücudunuzda serotonin depolarını dolduracak triptofan kaynaklı besinler tüketebilirsiniz. Yine brokoli, lahana, ıspanak gibi sebzeler de triptofan açısından oldukça zengindir. Günlük beslenme planınız dahilinde sınırlı miktarda ceviz, badem, kaju, fındık, Antep fıstığı da tüketerek seratonin salgılanma oranını artırabilirsiniz.

AŞIRI HAMUR İŞİ BESLENME: ANLIK MUTLULUK AMA KALICI YAĞ

Hamur işi gibi yüksek oranda karbonhidrat içeren gıdalar, kan şekerini hızla yükseltip düşürerek kişinin kendini halsiz, yorgun ve uykulu hissetmesine yol açar. Tabi bu durum açlık hissini de arttıracağı için devam eden bu süreçte kilo alımı da kaçınılmaz olur. Bu besinler tüketildiğinde vücuda anlık mutluluk sağlasa da yarattığı bu olumsuz süreçle kalıcı yağlanmalara sebep olur. Kış depresyonunu önlemek ve kilo kontrolü sağlamak için bu durumun önüne geçilmesi gerekir. Tabi bu, karbonidratı tamamen kesmek anlamına da gelmemelidir. Kış döneminde doğru karbonhidratlar doğru miktarda tüketilmelidir. Yeterli oranda karbonhidrat beslenmesi mutluluk hormonunu olarak bilinen serotonini artırır. Peki, nasıl bir karbonhidrat beslenme planı çizilmeli? Örneğin; beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih edilebilir. Börek, pişi, açma, poğaça gibi ürünlerle beslenme azaltılmalıdır. Pirinç yerine bulgur tüketilebilir. Yulaf da güzel ve sağlıklı bir karbonhidrat alternatifidir. Süt ile karıştırıp soğuk olarak veya pişirerek ya da yoğurt, yumurta karışımı ile elde edilen karışımdan tost yaparak tüketebilirsiniz.

ŞOK DİYETLERE GİRME!

Kışın herkes hızlı bir şekilde fazla kilolarından kurtulmak ister; ancak bu hızlı kilo verme sistemli bir şekilde çalışan vücudun pek de hoşuna gitmeyen bir durumdur. Çünkü vücudumuz dengeli bir beslenme planıyla doğru bir şekilde çalışabilir. Şok diyetler ya da tek tip beslenme belki kısa sürede hızlı kilo vermenizi sağlayabilir; ama bu kalıcı olmaz ayrıca bu radikal beslenme değişiklikleri vücuda çokça zarar da verebilir. Vücudunuzun sağlıklı çalışması için belli oranda karbonhidrat, yağ, protein, mineral ve vitamin kaynaklarına ihtiyacı olduğunu unutmayın. Bu nedenle kış döneminde hızlı kilo vermek için sadece protein ya da sadece sebze tüketilen diyetleri uygulamayın. Her çeşit besin kaynağı ile dengelenmiş renkli beslenme planlarına yönelin. Aksi takdirde yetersiz beslenme vücut sisteminde çatlaklar yaratır ve kısa zaman içinde kendinizi yorgun, halsiz, mutsuz hissetmenize neden olur ve vücut bir noktada durur. Tabi bu da sağlıklı ve kalıcı kilo vermeyi zorlaştırır.

TATLI KRİZLERİNE SAĞLIKLI TATLARLA DUR DE!

Özellikle kış döneminde vücudun şekere ihtiyaç duyduğu anlar daha sık yaşanabilir. Bu tatlı krizlerinde yanlış tercihler yapmak hem kilo kontrolünü bozar hem de ruh halinin olumsuz seyretmesine yol açabilir. Çünkü basit şeker tüketimi hiçbir zaman kalıcı bir enerji ya da mutluluk vermez. Ama kalıcı bir kilo verir. Kişi basit şekerle kendini o anlık iyi hissetse de kısa bir süre sonra yorgun, halsiz hisseder ve bu psikolojisine de yansır. Bu, insülinin şeker kaynaklı ani yükselmesi ve düşmesi ile ilgili bir durumdur. Bu nedenle hem bedenimiz hem ruhumuz için sağlıklı tatlı tercihleri yapmak gerekir. Tatlı tüketmek istediğinizde muz ya da ananasın üstüne tarçın dökebilir ya da birkaç kare bitter çikolata tüketebilirsiniz. Sevdiğiniz meyve üzerine kakao serpebilir ya da sade yoğurt içine kakao ve hurma püresi ekleyebilirsiniz. Bu öneriler kış döneminde yaşayacağınız tatlı krizlerinize çözüm sunarken formunuzu korumanıza ve vücudunuzda mutluluk hormonu salgılanmasına yardımcı olacak doğru seçeneklerdir.

Nilüfer’den şaşırtan itiraf! “Ben öldükten sonra yayınlasınlar”

Şarkılarıyla bir döneme damga vuran Nilüfer son yaptığı açıklamayla herkesi şaşırttı. Ünlü isim, son dönemde çekilen otobiyografik filmleri çok beğendiğini beyazperdeye aktarılmasına sıcak baktığını söyledi. Ancak “Bir proje gelirse değerlendiririm ama filmimin ben öldükten sonra yayınlanmasını isterim.” dedi.

Nişantaşı’nda görüntülenen şarkıcı Nilüfer gazeteci ayaküstü gazetecilerin sorularını cevapladı. Usta isim, otobiyografik filmleri çok sevdiğini ve hayatının sinemaya aktarılmasına sıcak baktığını dile söyledi.

nilüfer

“BEN ÖLDÜKTEN SONRA YAYINLANSIN”

Nilüfer, “Bu tarz bir proje gelirse değerlendiririm ama şu anda yok. Geçenlerde öyle bir konuşma yapıldı. Doğru bir proje gelirse de olabilir. Fakat ben öldükten sonra yayınlansın isterim. Çünkü çok gerçek olmalı. Bu tarz işleri izliyorum, güzel oluyor” açıklamasıyla dikkat çekti. 

Sağlığının yerinde olduğunu da belirten ünlü isim, “Her şey yolunda sağlık sıhhat de güzel. Bu yıl bol bol konserler olacak. Belki bir single çıkarabilirim yaz başında.”

Yeni kuşağa da ayak uydurduğunu söyleyen Nilüfer, “Ben, neysem oyum. Zorlanmıyorum. Birtakım şeyler değişiyor. Müziğin değiştiği gibi anlayışlar da değişiyor. İyiye mi kötüye mi gittiği tartışılır. Ama sonuçta kendi bildiğim yolda 50 yıldır ilerlemeye devam ediyorum ve edeceğim gidebildiğim kadar. Yeni kuşak 90’lı yıllardaki şarkıları öyle çok seviyor ki… Konserlerimde görüyorum, 13-14 yaşındaki çocuklar beni dinlemeye geliyor ve bayılıyorlar şarkılara. Tabii ki yeni kuşağı da yakalarız.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK VİDEO;

Anneannesini kaybeden Kadir Ezildi’den ağlatan video paylaşımı! ‘Ben sarılmaya kıyamazken ellerimde öldün’

Boyun sağlığını korumak için fizyoterapist önerileri

Boyun, insan vücudunda en korumasız bölgelerin başında yer alıyor. Gerek günlük yaşamda, gerekse iş hayatımızda sağlık kalitemizi, en az bel sorunları kadar olumsuz etkiliyor. İnsanların yaklaşık üçte ikisi, hayatlarının bir döneminde boyun bölgesinde bir sorunla karşılaşıyor. Hayatımıza yeni nesil iletişim cihazlarının girmesiyle beraber bu sorunun giderek artış gösterme eğiliminde olduğunu anlatan Fizyoterapi Uzmanı Altan Yalım boyun sağlığımızı koruma ile ilgili bilgiler paylaştı.

İş hayatında boyun sağlığını korumanın basit yolları hakkında bilgiler veren Uzman Fizyoterapist Altan Yalım “Omurga sağlığı insanın yaşam kalitesinin en önemli anahtarıdır. Ancak, iş dünyasında devamlı ekran karşısında olmak veya cep telefonlarından sağlanan iletişim sırasında, hem boyun, hem de üst sırt bölgesinde, ağrı ve duruş sorunları karşımıza çıkıyor” dedi.
 
İşte ofis yaşamında boyun sağlığını koruma yolları

1) Dik durun

Yetişkinlerde baş ağırlığı yaklaşık olarak 9 kilogramdır. Başımız ne kadar öne doğruysa boyun kaslarında gerilmeler ve eklemlerde oluşan baskı da o derecede artmaktadır. Boynun, yaklaşık olarak 60 derecelik öne bükülmesi boyunda 8-10 yaşında bir çocuk taşımaya eş değer bir yük oluşturmaktadır. Sağlıklı boynun ilk kuralı, dik olarak yer alan baş duruşudur.
 
2) Masa ve sandalye açılarınız sağlığa uygun hale getirin

Ofis çalışanlarında, çalışırken koltuk ve masa yüksekliğinin, kişinin boyuna ve kilosuna göre ayarlanması kişinin duruşunu olumlu yönde etkiler.

Çalışma masası ölçüleri hesaplanırken masa ile bacak yüksekliğiniz arasında boşluk olması önemlidir. Pek çok insan için 73-75 santimetre yüksekliğinde bir masa ideal olacaktır. Uygun masa yüksekliğini hesaplamak için otururken bacaklarınızın masaya değmediğinden emin olmanız gerekir.  

Çalışma masasında monitör varsa ekrana olan göz uzaklığı 50 ila 75 cm aralığında olmalıdır. 170 cm boyundaki bir insan için ideal çalışma masası ölçüsü en az 64 cm, oturma yüksekliği ise 41 cm’dir. Bu ölçüler kişinin boyu her 3 cm değiştiğinde 1 cm artırılarak hesaplanır. Sandalyenizin yüksekliği, monitöre 90 derece açı ile bakabileceğiniz şekilde olmalı, ekrana bakarken boynunuzu eğmemelisiniz. 
 
3) Boyun bölgesini kuvvetli tutacak egzersizleri aksatmayın

Eğer ağır işlerde çalışıyorsak ve boyun bölgesine aşırı yükleniyorsak, mutlaka bu bölgeyi kuvvetli tutacak bir ev egzersiz programına sahip olmalıyız.
 
4) Emzirme döneminde hafif boyun ve sırt germeleri yapın

Yeni annelerde, bebek bakımı ve emzirmesi sırasında oluşan boyun ağrılarının ilk sebebi, emzirme sırasında vücudun aldığı kambur duruştur. Bunu engellemek için mutlaka hafif boyun ve sırt germeleri yapılmalıdır.
 
5) Cep telefonunuzu sofraya ve yatağınıza almayın

Cep telefonlarının hayatımızın ayrılmaz bütünü olduğu günümüzde, özellikle yemek yerken ve yatarken onlardan uzak kalmayı kendimize bir ödev olarak vermeliyiz.
 
6) Yatağınızın ve yastıklarınızın sağlıklı olduğuna emin olun

Yatak ve yastık seçimi omurga sağlığımız için çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle yatağımızın ve yastığımızın vücudumuzun doğal kıvrımlarını koruyan ve ekstra yük bindirmeyen sertliklerde olmalarına dikkat etmeliyiz.
 
7) Spor sırasında kasılmalara karşı dikkatli olun, boyun bölgenizi hep kuru tutun

Spor sırasında ve sonrasında, boyun bölgesinin aşırı kasılmadığından ve soğuma sırasında terli kalmadığından emin olmamız, sonradan çıkabilecek sorunları engeller.

8) Boyunda ağrı, kollarda uyuşma, kuvvetsizlik varsa doktora başvurun

Eğer boyun bölgesinde ağrı, kollara vuran uyuşma ve kuvvetsizlik hissediyorsak, hemen bir doktora görünmeye çalışılmalıdır. Erken teşhis, her zaman sorunun daha kolayca tedavi edilmesini sağlayacaktır.

Evde egzersiz yapmanın 7 altın kuralı

Sakatlanmamak ve COVID-19 vakalarındaki yoğunluk nedeniyle riskli olan hastane ortamına girmemek için evde spor yaparken daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Fulya Ayak Sağlığı Merkezi Kurucusu, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ayak ve Ayak Bileği Cerrahı Op. Dr. Selim Muğrabi, evde spor aktivitelerinin sakatlanmadan yapılabilmesi için önemli tavsiyelerde bulundu.

Ev içi yürüyüşleri, bahçe içi yürüyüş ve koşuları ile germe egzersizleri sayesinde, evdeki hareketsizlikten kurtulmanın mümkün olduğunu söyleyen Dr. Selim Muğrabi, evde spor yapanlara sakatlanmamaları için önemli tüyolar verdi. Uzun yıllardır kendisi de koşu sporuyla ilgilenen Muğrabi, evde egzersiz yapmanın altın kurallarını 7 maddede şöyle açıkladı:

1- Spora mutlaka germe egzersizleri başlayın

Spora doğru teknikle hazırlanılmadığı zaman sonu sakatlıkla bitebilir. Bu nedenle evde yapılan spor öncesi ve sonrasında klasik germe egzersizlerini yapmak, vücudu hazırlamak, ısınmak gerekir.

2- Dize yük bindirmeyin

Profesyonel spor yapan kişiler, spor alışkanlığını sürdürmek için bu dönemde evde koşu bandı kullanabilirler. Ancak koşu bandının seviyesinin limitli olması, hiçbir eğim kullanılmadan yapılması ve dizi zorlamaması gerekir. Koşu bandına eğim eklenmesi, daha yüksek performans yapılmasını sağlar, ancak bu efor diz kaslarına çok ciddi bir yük bindirir. Dizi zorlamamak ve bir sakatlığa neden olmamak için koşu bandını eğimsiz kullanmak oldukça önemlidir.

3- Zor egzersizler yapmayın

Evde yapılan spor sırasında zor olmayan basit egzersizler tercih etmek sakatlanma riskini azaltacaktır.Vücut ergometrisini, metabolik ve kas sistemi olarak çok zorlamamak gerekir. Bu dönemde kassal dayanıklılık ve kuvvette devamlılığı artırabilecek egzersizler tercih edilmelidir. 15-20 tekrarın olduğu yaklaşık 8-10 hareketi içeren egzersizler ev ortamında yapılabilir. Ayrıca profesyonel olarak haftanın birkaç günü dışarıda koşan kişilerin, koşu bandında dışarıdaki temponun yüzde 75’ini geçmeyecek şekilde çalışmaları ve sadece aktif kas gücünü korumak adına bu antremanları yapmaları doğru olur. Ev içindeki egzersizlerinin haftada 3 ya da 4 kez, süresi 30-40 dakikayı geçmeyecek şekilde olması yeterlidir.

4- Ayağa uygun ayakkabı giyin

Yürüyüş ve koşu sporlarında, ayağın kıymeti çok önemlidir. Kişinin ayağına uygun olmayan ayakkabı ile yapılan her türlü sportif aktivite ne yazık ki ayakla ilgili soruna dönüşür. Bu nedenle bahçede spor yaparken sakatlanmamak için, ayak yapısına uygun ayakkabı kullanmak gerekir.

5- Sağlıklı beslenmeye özen gösterin

COVID-19’a karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek için tavsiye edilen sağlıklı ve dengeli beslenme düzeni, sakatlanmadan spor yapmanın önemli gerekliliklerinden biridir. Şu dönemde ev içindeki hayatın durağan geçmesi ve günlük hareketin azalması, spor yapılsa dahi kalori yakımının düşük kalmasına neden olur. Bu nedenle bu dönemdeki yemek miktarının, normal tüketilen porsiyonların çok üzerinde olmaması gerekir. Protein zengini gıdaların çok dengeli şekilde alınması, gıdaların belli bir limitte tutulması, karbonhidrat ve kalori tüketimine dikkat edilmesi hem sağlıklı yaşamayı hem de metabolizmanın iyi bir seviyeye gelmesini sağlar.

6- Vitamin ve mineral alımını ihmal etmeyin

Vitamin ve mineraller vücudu hastalıklara karşı korurken, sakatlanmadan spor yapmaya da destek olur. Sağlıklı bir kemiğe sahip olmak, vitamin ve mineral alımını da gerekli kılar. Özellikle magnezyum, kalsiyum ve fosfor ihtiyacının temin edilmesi ve vücutta bu oranların hiç düşmemesi oldukça önemlidir. Eğer mineral ve vitamin ihtiyacı karşılanmazsa kişide stres kırığı ve birçok sakatlık ortaya çıkar. O nedenle evde spor yapacak olan kişilerin magnezyum, kalsiyum ve D vitamini düzenli alması gerekir.

7- Kaliteli uyku düzeni oluşturun

Sağlıklı spor için hayata geçirilmesi gereken bir diğer altın kural, kaliteli uyku düzeni oluşturmaktır. Evde kalmak uyku düzensizliğini beraberinde getirebilir. Ev içinde kalınsa da yatış ve kalkış saatlerini ve uyku düzenini normal hayattaki gibi sürdürmeye çalışmak gerekir. Uykunun düzenli şekilde günlük ortalama 6 saat olması ve kaliteli bir uyku süreci geçirilmesi, sporun performansını doğrudan etkiler.

Evde nasıl yürüyüş ve koşu yapabilirsiniz?

Karantina günlerinde hareketsiz kalmamak için evde spor yapmak sağlık açısından bir gereklilik. Özellikle fizyolojik ve psikolojik olarak sağlığı korumak, bağışıklık sistemini artırmak, kas gücünün azalmasını ve dolaşım sorunlarının oluşmasını engellemek için spor ve egzersizler yapmak oldukça önemli. Peki nasıl? Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Selim Muğrabi evde yürüyüş ve egzersiz yapmanın püf noktalarını Pudra.com okuyucuları için anlattı.

Fotoğraf: Walk at Home serileri ile ünlü Leslie Sansone

Ev içi yürüyüşleri, bahçe içi yürüyüş ve koşuları ile germe egzersizleri sayesinde, evdeki hareketsizlikten kurtulmanın mümkün olduğunu söyleyen ve UZMANTV’nin de uzmanları arasında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Sitede oturuyorsanız, bu yürüyüşü bahçede yapabilirsiniz. Bahçe içinde yaparken sosyal izolasyon kuralına uymak gerektiğini de unutmamak lazım. Sportif yürüyüş esnasında nefes alıp vermek arttığı için partikülleri atma hızı daha da fazla oluyor. Bulaştırıcılık olmaması için sosyal izolasyon
mesafesinin aktif yürüyüşlerde yaklaşık 5 metre kadar olması tavsiye ediliyor. Eğer bu aktivite koşma şeklinde olacaksa bu mesafenin yaklaşık 10 metre olması gerekiyor.

İlgili video: 

Evdeyken formda kalmanın ipuçları

Kıştan sonra formunuzu iyileştirmeyi planladınız, ancak içinde olduğumuz pandemi süreci planınızı engelledi mi? Çevrimiçi derslere katılmak veya kendi eğitiminizi yapmak için evinizden ayrılmak zorunda bile değilsiniz. Peki fit kalmak için neden aynısı geçerli olmasın? İşte, evdeyken formda kalmayı başarmanıza yardımcı olacak ipuçları.

Evdeyken formda kalmak herkes için zor olsa da elbette mümkün. Kendi vücut ağırlığınızı kullanarak yapacağınız egzersizler, temel ev aktiviteleriniz, bünyenize uygun bir diyet ve akıllı bir asistanla yaza fit bir şekilde girebilirsiniz.

Yeme alışkanlığınızı düzenleyin
Evde daha uzun süre kalmak, buzdolabını daha sık ziyaret etmek yanlış yeme alışkanlıklarına yol açabilir. Bundan kaçınmaya çalışın ve diyetinizin mevcut fiziksel aktivite seviyesine bağlanması gerektiğini unutmayın. Günlük olarak çok aktif değilseniz ve evde kalmak daha az hareket etmenize sebep oluyorsa, daha az kaloriye ihtiyacınız olduğunu unutmayın.

Diyet sadece miktar (kalori) değil, aynı zamanda kalite ile de ilgilidir: Tatlılar, cipsler, şekerli içecekler ve alkol gibi besin değeri çok az olan yiyeceklerden kaçının.

Temel fiziksel aktiviteler de egzersizler kadar önemli
Günlük rutininizde bulunan fiziksel aktiviteler, en az egzersiz yapmak kadar önemlidir. Kalori dengesinde gün boyunca yürüyüş yapma, yemek pişirme, merdiven çıkma ve çocuklarla oynama gibi tüm hareketler önemli roller üstlenir. Tüm bu küçük aktiviteler, egzersiz seansından bile daha etkili bir şekilde, günde 2.000 kalori yakmanıza neden olabilir.

HUAWEI WATCH GT 2e, kullanıcılar bir saat boyunca boşta kaldıklarında ayağa kalkmalarını isteyen bir stand-up hatırlatıcıya sahip. Stresi azaltmak ve formda kalmak için birkaç dakika yürüyün ve dinlenin.

Uykuyu ihmal etmeyin
Evde kalmanın dinlenme alışkanlıklarınızı bozmasına izin vermeyin. Uyku, zihinsel ve fiziksel sağlığımız, yaşam kalitemiz ve tüm vücudumuzun genel sağlık durumu için gereklidir. Kaliteli dinlenme, hormon dengesinin korunmasına yardımcı olur ve bağışıklık sistemini destekler. Uzmanlar tarafından günde en az 7-8 saat uyku tavsiye edilir. Eksikliği kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet ve obezite riskini artırabilir.

Huawei Watch GT 2e’deki HUAWEI TruSleep ™ 2.0, uyku kalitesini takip etmek için ideal bir araç. Akıllı saat, gerçek zamanlı kalp atış hızı izlemeyi, uyku sırasında nefes almayı ve uyku skorunu destekler. Buna ek olarak, gece uyku süresi, derin uyku oranı, hafif uyku oranı, hızlı göz hareketi uykusu, derin uyku süresi, uyanma sayısı, nefes kalitesi, kapsamlı uyku izleme ve analizi dahil olmak üzere uyku kalitesi raporu sağlar.

Yürüyüşe çıkın
Günde en az 10.000 adım atmayı hedeflemeniz önerilir. Evde kalırken bu sayıya ulaşmak imkansız mı? Daha zor olduğu kesin; ama bunu yapmanın da püf noktaları var. Örneğin, tuvalete giderken veya kahve yaparken fazladan birkaç adım daha atabilirsiniz. Bu tarz aktivitelerde 50 adıma kadar çıkın, böylece tuvalete bile günde en az 10 kez giderseniz 500 adıma ulaşırsınız. Elbette mümkünse kısa bir yürüyüşe çıkın.

Huawei Watch GT 2e, günlük adım sayınızı, yakılan kalori miktarını ve kaç kez durduğunuzu kaydedecektir.

Vücut ağırlığınızla egzersiz yapın
Evde yapılan egzersizler, fitness salonundaki egzersizlerle aynı etkilere sahip olabilir. Koçla çevrimiçi antrenman yapmak istemiyorsanız, bunu kendiniz yapın:

Gereksiz yaralanmalardan kaçınmak için düzgün bir şekilde ısınmayı unutmayın. Isınma hareketleri sadece 10 dakikanızı alır ve vücut sıcaklığını yükseltip sakatlanmaları engellemek için olmazsa olmazdır. Tüm kaslar, tendonlar, eklemler ve bağlar onları daha elastik hale getirmek için doğru harekete ihtiyaç duyar. Egzersiz sırasında tüm dolaşım sistemi “daha yüksek devirlere” atlar.Şınav, squat, plank, dağ tırmanış hareketi gibi sadece vücut ağırlığınızla yapabileceğiniz birçok egzersiz bulunuyor.

Farklı zorluk derecelerinde en az beş egzersiz seçin (daha kolay egzersizlerle başlamalısınız). Egzersiz için farklı grup kaslarını hedefleyin. 2-3 seriden oluşan egzersiz yapın ve etkili olması için en az 20 dakika sürmesine dikkat edin. Egzersiz çalışmalarınızın kalıcı etkilerini hissetmek için haftada en az 3 kez yapmalısınız.

Kendiniz için en iyi olanı keşfedin
Farklı egzersiz türleriyle denemeler yapın. Belki size uygun en iyi aktivite dans etmek, belki de bir yoga insanısınız. Evde kaldığımız şu süreç, kendinizi keşfetmeniz için de harika bir fırsat.

Hangi spor etkinliğini seçerseniz seçin, Huawei Watch GT 2e, çok çeşitli 100 spor için izleme işlevi sunar. Orijinal 15 spor moduna ek olarak, 85 özelleştirilmiş spor izleme modu vardır. Çevreyi keşfedin ve yeni sporları denemek için ilham alın. Watch GT 2e, her egzersiz için saat, egzersiz süresi, kalori, kalp atış hızı, egzersiz sonuçları, iyileşme süresi ve diğer dahili verileri kaydeder. Ayrıca sadece bir düğmeye tıklayarak, sosyal ağ platformlarında paylaşmak için bir grafik oluşturabilirsiniz. 85 özelleştirilmiş spor izleme modu; ekstrem sporları, fitness, su sporları, top oyunları, kış sporları, hip-hop dansı, kaya tırmanışı, yoga, bale ve boks gibi sporları içeriyor.

HUAWEI WATCH GT2e; Grafit Siyahı, Kırmızı Lav ile Yeşil Nane renk seçenekleriyle Huawei Online Mağaza üzerinden 1.099 TL fiyatı ile satışa sunuluyor.

Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi heyecanı başlıyor

Geçtiğimiz yıl Türkiye Basketbol Federasyonu ile üç yıl boyunca Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin isim sponsorluğunu üstlenmek üzere anlaşma imzalayan Herbalife Nutrition yeni sezonda da spora destek vermeye devam ediyor.

“Daha sağlıklı ve mutlu bir dünya için” sloganını benimseyen global beslenme şirketi Herbalife Nutrition, öğün yerine geçen gıdalar, takviye edici gıdalar ve sporcu beslenmesi ürünlerindeki uzmanlığıyla dünya çapında 200’den fazla spor organizasyonu ve sporcuya destek veriyor.

Herbalife Nutrition Genel Müdürü Ediz Haksal, spora ve kadınlara desteklerini bu yıl da sürdürmekten mutlu olduklarını ifade etti.

Kadınların gücüne inandıklarını, kadın girişimciliğini teşvik etmeye çalıştıklarını kaydeden Haksal “İsim sponsorluğumuzun ikinci yılında Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde tüm takımlarımıza başarılar diliyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinden takımların mücadelesini heyecanla izlerken biliyoruz ki hangi takım kazanırsa kazansın sağlık, spor ve kadınlar da onlarla birlikte kazanmış olacak.”

İlk hafta dev derbi
Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde ilk karşılaşma 3 Ekim’de OGM Ormanspor – Hatay Büyükşehir Belediyespor arasında saat 14.00 Ankara M. Sait Zarifoğlu Spor Salonu’nda gerçekleşecek.

Ligin ilk haftası Fenerbahçe-Galatasaray arasındaki dev derbiye de sahne olacak. Fenerbahçe Öznur Kablo ve Galatasaray kadın basketbol takımları 4 Ekim Pazar saat 14.00’te İstanbul’da Metro Enerji Salonu’nda karşılacak.
 
Herbalife Nutrition Ltd. hakkında

  • “Daha sağlıklı ve mutlu bir dünya için” sloganını benimsemiş global bir beslenme şirketi olan Herbalife Nutrition, 1980’den bu yana başta kilo yönetimi, takviye edici gıdalar, sporcu beslenmesi ürünleri ve cilt bakımı ürünleri ile insanların yaşamlarını değiştirmeyi amaçlayarak tüm dünyada yetersiz beslenme ve obezite, yaşlanan nüfus, hızla artan kamu sağlığı maliyetleri ve her yaştan girişimcilerin sayısındaki artış gibi sorunlara çözümler sunmayı hedefliyor.
  • Çoğunluğu kendi tesislerinde üretilen üstün kaliteli ve etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış ürünleriyle, bağımsız distribütörlerinin bire bir danışmanlığı eşliğinde, müşterilerini daha sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzını benimsemeye teşvik eden bir yaklaşımı olan Herbalife Nutrition’ın ürünleri 90’ı aşkın ülkede, yalnızca bağımsız distribütörler aracılığıyla tüketiciye sunuluyor.
  • Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları da gerçekleştiren Herbalife Nutrition, ihtiyacı olan çocuklara yeterli ve dengeli beslenme imkanı sunmak amacıyla Herbalife Nutrition Vakfını (HNF) ve vakıf bünyesindeki Casa Herbalife programlarını destekliyor.
  • Tüm dünyada 190’dan fazla seçkin sporcu, takım ve etkinliğin sponsorluğunu da üstlenen ve Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin isim sponsoru olan Herbalife Nutrition dünya çapında yaklaşık 8 bin 300 çalışana sahip.
  • Türkiye’deki faaliyetlerine Herbalife International’a bağlı bir şirket olarak Mart 1998’de başlayan Herbalife International Ürünleri Ticaret Ltd. Şti., firmanın ürünleri konusunda tek yetkili şirket.

Üyelikleri:

  • Uluslararası Beslenme Destek Ürünleri Dernekleri Birliği (IADSA)
  • Doğrudan Satış Derneği (DSD)
  • ıda Takviyesi ve Beslenme Derneği (GTBD)

Spor ve diyet yapmadan yağ yakabilir misiniz?

Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu hızlı kilo verme ve vücudun kısa zamanda şekil almasını sağlayacak uygulamaların sonuçları ile ilgili bilgi veriyor. Op. Dr. Bayraktaroğlu, “doğru yöntemlerin kombine olarak uygulanması ile kilo vermek ve kas kütlesi üzerindeki yağlar azaltılarak kaslı bir vücuda kavuşmak hayal değil.” diyor.

Estetik dünyasının bölgesel zayıflama alanındaki son teknolojileri seçici olarak hedeflenen yağ hücrelerinin tedavi edilmesini sağlamak amacıyla ısıtılmasını sağlıyor ve böylece yağ hücreleri doğal yollarla vücuttan atılıyor. Bölgesel incelmenin en zahmetsiz ve hızlı yöntemi olan bu özel yöntemler ile 15 dakikada 1 beden incelmek hayallerin ötesinde bir gerçeğe dönüşüyor.

Örneğin, spor ve diyetle verilemeyen fazla yağları yakan Cutera Trusculpt ID, karın, bel, basen, kol ve bacak bölgelerine uygulanabiliyor. Tek seansta vücudun 8 farklı bölgesine işlem yapma imkanı sunan bu yöntemde, hastanın vücuduna ve ihtiyaçlarına göre tasarlanan bir tedavi süreci ile uygulanıyor. Ağrısız ve konforlu bu işlemlerde yağlar ısıtılarak eritiliyor fakat bu işlem sırasında cilt sıcaklığı korunurken, ısı yağ tabakasına iletiliyor.

KAS YAPMAK DA MÜMKÜN

Vücudunuzun daha kaslı görünmesini ister misiniz? Yeni bir yöntem olan Cutera Trusculpt Flex, ile sporla ve diyetle yapılamayan kaslar estetik bir biçimde tasarlanıp kısa sürede yapılıyor. Kasları çalıştırarak kas belirginliğini artıran ve kasların üzerindeki yağlı dokunun metabolizmasını artırarak yağ yıkımına yardımcı olan pedler, özel bir elektriksel uyarı ile seçilen kasları 45 dakika boyunca çalıştırıyor. 6 veya 8 seansta tamamlanabilen işlem için haftada 2-3 seans alınabiliyor. Yöntemin özelliği şu: 45 dakikada karın bölgesi yaklaşık 54.000 mekik hareketine denk bir kasılma ile güçlenerek antrenman yapıyor. Sonuçları aynı hafta içinde görülmeye başlıyor ve hasta diyet ve spor yaparsa sonuçlar uzun soluklu olarak kullanılabiliyor.

BU TÜR UYGULAMALARIN DAHA İYİ SONUÇ VERMESİ İÇİN NE YAPMANIZ GEREKİYOR?

Op. Dr. Bayraktaroğlu, operasyonların kalıcı olması için doğru beslenme ve sağlıklı yaşam tarzının büyük bir önem taşıdığını belirtiyor. Tedaviler sonrasında bol su tüketilmesi ve protein ağırlıklı beslenilmesi bir diğer önemli nokta. Tedavinin etkinliğini koruyabilmesi açısından karbonhidrat ve şeker içerikli gıdaları az tüketmeye dikkat etmek ve mümkün olduğu kadar yerel, taze ve doğal yiyecekleri mevsiminde tüketmek gerekiyor.

Altın süt nedir? Altın süt zayıflatır mı? Altın süt kaç kalori? Altın süt ne zaman içilmeli

Kilo vermeyi hızlandırdığı bilinen altın süt son zamanlarda diyet listelerinde öne çıkıyor. İçeriğinde bulunan zerdeçal sayesinde bağışıklığı güçlendirici etkisi bulunan altın süt ile fazlalıklarınızdan kurtulmanız mümkün. Sosyal medyada dilden dile dolaşan ve etkisiyle şaşırtan altın süt ne zaman içilmeli, altın süt kaç kalori? İşte zayıflarken içebileceğiniz altın süt mucizesi…

İnsan sağlığına faydaları saymakla bitmeyen ve yüzyıllardır geleneksel tıbbın mucize saydığı reçeteler etkileriyle son günlerde tekrar öne çıkmaya başladı. Hemen hemen her evde olan malzemelerle hazırlanan altın süt sosyal medyada zayıflayan kadınların yorumlarıyla da etkisini kanıtladı. Çok hızlı bir şekilde etkisini gösteren altın sütü karışımını doğru zamanda tükettiğiniz takdirde kilo vermeniz mümkün. Ana ürünü en popüler baharatlardan olan zerdeçal ile hazırlanan altın süt ile ne kadar kilo verilir, altın süt nasıl hazırlanır? İşte yüzyılın tarifi olmaya aday olan altın süt mucizesi:

ALTIN SÜT ZAYIFLATIR MI?

Kansere karşı koruyucu etkisi kanıtlanmış olan altın süt lezzetiyle de öne çıkıyor. İçerdiği tarçın ve süt karışımı sayesinde kan şekerini dengeleyerek tatlı isteğinizi yok ediyor. Grip soğuk algınlığı gibi birçok hastalığa da iyi gelen altın süt ile 15 günde 7,5 kilo verebilirsiniz. Kilo verimi uygulayan kişilerin yaş vücut gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösteren altın süt en az haftada 3 kilo verdirme etkisine sahip. Ayrıca altın süt spor ile desteklendiğinde etkisini çok hızlı gösteriyor.

altın süt nedir

YAĞ YAKAN ALTIN SÜT NE ZAMAN İÇİLMELİ?

Altın sütü zayıflamak için tüketecekseniz mutlaka öğle yemeğinden önce aç karna tüketmeniz gerekiyor. 

Kimi diyetisyenler tarafından ödem söktürücü özelliğiyle öne çıkan ve tokluk hissini arttıran altın sütü öğün aralarında aç karnına tüketmeniz tavsiye ediliyor. 

Ayrıca uzmanlar uykusuzluk çekenlerin altın sütü yatmadan önce içmelerini öneriyor. 

Altın süt ne zaman içilmeli

ALTIN SÜT KAÇ KALORİ?

ALTIN SÜT NASIL YAPILIR?

MALZEMELER:

  • 1 su bardağı süt 
  • 1 çay kaşığı ucu ile karabiber
  • 1 çay kaşığı zerdeçal,
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı zeytinyağı veya Hindistancevizi yağı(yağ eklemeden de isteğe göre yapılabilir)

YAPILIŞI:

 Altın sütü hazırlamak için önce büyük bir cezveye sütü koyun. Daha sonra üzerine bütün baharatlarını ekleyin. 

Ocağa alın ve kısık ateşte karıştırarak pişirin. Yaklaşık 5 dakika kadar kaynattıktan sonra altın sütünüz hazır.

İsteğe göre ekleyeceğiniz zeytinyağı veya Hindistan cevizini altını kapattıktan sonra koyabilirsiniz. 

İşte bu kadar… Bu tarifle sağlıklı ve fit bir görünüme merhaba diyebilirsiniz. 

Altın süt zayıflatır mı?

EDİTÖR NOTU: BU İÇERİK YALNIZCA BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. KESİN ZAYIFLAMAK İÇİN MUTLAKA BİR UZMAN GÖRÜŞÜ ALINMALI VE BİR SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALIDIR.

3 haftada iğne ipliğe döndürüyor! Metabolizma hızlandıran chia tohumlu zerdeçallı karışım!

Kahvaltı yerine uygulayabileceğiniz bu tarifle birlikte bütün fazlalıklarınızdan kurtulmanız mümkün. Instagram’da popüler hale gelen ve metabolizma hızlandıran chia tohumlu zerdeçallı karışım zayıflamak isteyenlerin vazgeçilmezi olacak. İçerdiği kayısı, zerdeçal ve chia tohumu sayesinde hem lezzetli bir öğün hem de sağlıklı bir şekilde kilo vermenizi sağlıyor. İşte 3 haftada iğne ipliğe döndüren o sihirli karışım;

Hazırlaması oldukça kolay olan ve internette en etkili kilo verdiren tarifler arasında yer alan chia tohumlu zerdeçallı sütlü karışım ile fazla olan kilolardan kurtulmanız mümkün. Akşam fazla kaçırılan yemeklerden sonra da uygulayabileceğiniz bu karışım gün boyu tok tutma özelliğine sahip. Süt ile birleştiğinde antibiyotik özelliği sağlayan zerdeçal karışımı hazımsızlık ve şişkinlik gibi sorunları da ortadan kaldırıyor. Müthiş zayıflama yöntemi olarak adlandırılan kuru kayısılı zerdeçallı karışım 3 hafta boyunca uyguladığınız takdirde gözle görülür zayıflama ve hafifleme hissedeceksiniz. İşte her dönem uygulayabileceğiniz etkili olan kuru kayısılı zerdeçallı muhteşem kür:

METABOLİZMA HIZLANDIRAN CHİA TOHUMLU ZERDEÇALLI DETOKS TARİFİ!

MALZEMELER:

  • 3 adet kuru kayısı
  • 1 çay kaşığı zerdeçal
  • 1 yemek kaşığı chia tohumu
  • 1 su bardağı süt (kefir ya da ayran ile yapabilirsiniz)

İsteğe göre:

  • 1 yemek kaşığı yulaf ve1 bütün ceviz ekleyebilirsiniz. 

YAPILIŞI:

3 adet kuru kayısıyı bir blendırın içine kesip atın. Daha sonra zerdeçal ve chia tohumunu ekleyin.

Son olarak üstüne 1 su bardağı sütü ekleyip blendırdan geçirin.

İşte sihirli karışımınız hazır…

Kuru kayısılı zerdeçallı sütlü karışım

CHİA TOHUMLU ZERDEÇALLI DETOKS ​ NE ZAMAN TÜKETİLMELİ?

Sabah kahvaltı yerine içilmesi tavsiye edilen bu karışım aynı zamanda lezzetiyle de birçok kişi tarafından tavsiye edilmektedir. 

3 gün kahvaltı yerine tüketebileceğiniz bu karışım ile gün boyu yağ yakımını sağlayabilirsiniz.

Kuru kayısılı zerdeçallı sütlü chia tohumlu karışım

CHİA TOHUMLU ZERDEÇALLI DETOKS KAÇ KİLO VERDİRİR?

Metabolizma çalıştırın bu etkili karışım sayesinde 3 günde 2 kilo vermeniz mümkün. Daha hızlı sonuç almak için günde en az yarım saat yürüyüş veya mekik çekebilirsiniz.

Düzenli uyguladığınız takdirde bu tarifle birlikte kalıcı olarak vücuttaki fazlalıklardan kurtulabilirsiniz.

Aralıksız 3 gün boyunca tüketip ara verdiğiniz takdirde sonuca inanamayacaksınız.

chia tohumlu zerdeçallı detoks

CHİA TOHUMLU ZERDEÇALLI DETOKSUN FAYDALARI

  • Zerdeçal ile süt birlikte tüketildiğinde vücutta temizleyici işlevi gören bu muhteşem baharat, karaciğerde yağ asidi birikimini önler.
  • Kayısı ve zerdeçalın bir araya gelmesiyle birlikte hazımsızlık ve şişkinlik gibi sorunlar ortadan kalkar. Ayrıca ülser ve mide şişkinliklerine de iyi gelir.
  • Süt ve chia tohumu bağırsak hareketlerinin düzenlenmesini sağlıyor hem de kabızlık problemini ortadan kaldırıyor. 
  • Zerdeçallı süt birleştiğinde antioksidan özelliğinden dolayı serbest radikallerle mücadele ederek cilde zarar veren etkenleri ortadan kaldırır. 

EDİTÖR NOTU: BU İÇERİK YALNIZCA BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. KESİN ZAYIFLAMAK İÇİN MUTLAKA BİR UZMAN GÖRÜŞÜ ALINMALI VE BİR SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALIDIR.