Harry Potter Oyuncularının İlk ve Son Halleri

Harry Potter ve Felsefe Taşı ile birlikte sinema dünyasına adımını atan Harry Potter serisi, 8 filmden oluşan devasa bir evrene sahip. Bu evren hakkında halen birçok komplo teorisi ve içerikler oluşturulmasına rağmen serinin devam filmi bulunmuyor.

Filmlerle birlikte birçok yan ürün ile birlikte Harry Potter, yapımcısına milyarlar kazandırmayı başardı ve günümüzde bile en çok sevilen film serilerinin başında geliyor. Büyülü bir evrendeki macerayı konu alan Harry Potter, gençler arasında popülerliğini koruyor.

1997 yılında seyircisiyle buluşan yapımdaki karakterlerin değişimleri ise görülmeye değer. Serinin başında çocuk olan karakterler artık yetişkin bir birey.

Harry Potter / Daniel Radcliffe

Serimizin baş kahramanı Harry Potter, tatlılığı ve zekasıyla birlikte serinin çıkış yaptığı yıllarda herkesin göz bebeği olmuştu. Karaktere hayat veren Daniel Radcliffe, Harry Potter ile birlikte büyük bir hayran kitlesine ulaştı ve birçok yapımda yer alma şansı yakaladı.

Aradan geçen 22 yılın ardından halen Daniel Radcliffe’in bir büyü yapmasını kim istemez ki?

Draco Malfoy / Tom Felton

Seri boyunca Harry’nin hep karşısında kötü tarafta bulunan Malfoy, Voldemort’un da yanında durarak Albus Dumbledore‘un ölümüne sebep olmuştu. Karaktere hayat veren Tom Felton, The Flash dizisi de dahil olmakla birlikte birçok başarılı film ve dizide rol aldı. Oyuncu aynı zamanda da bir şarkıcı olarak kariyerine devam ediyor.

Hermione Granger / Emma Watson

Harry Potter’a macera boyunca eşlik eden sadık dost Hermione Granger, derslerdeki başarısıyla birlikte Harry’e oldukça faydalı tavsiyeler verdi. Karakteri canlandıran Emma Watson, film serisinin ardından oyunculuk kariyerine devam ederek Nuh: Büyük Tufan ve Güzel ve Çirkin gibi birçok filmde boy gösterdi.

Severus Snape / Alan Rickman

Film serisinin sonlarına doğru nefret edilen Severus Snape‘in son filmde aslında Harry’i her zaman koruduğu ortaya çıkmıştı. Seri boyunca sert duruşuyla kendisinden korkulmasını sağlayan Alan Rickman, maalesef ki 2016 yılında hayata gözlerini yumdu.

Arkasında birçok başarılı yapım bırakan oyuncu, İngiltere’de hayata veda ederken 70 yaşındaydı.

Ron Weasley / Rupert Grint

Harry Potter’ın en yakın dostlarından olan Ron Weasley, film boyunca karakterimizin yanında olarak macerada Harry’i yanlız bırakmadı. Hermione ile de bir aşk yaşayan karakteri Rupert Grint canlandırdı.

Rupert Grint, Harry Potter filmlerinden sonra büyük bir yapımda boy göstermedi.

Bellatrix Lestrange / Helena Bonham Carter

Harry Potter’ın vaftiz babası Sirius Black’i öldüren Bellatrix Lestrange, Voldemort’un yanında kötülük için savaşan bir karakterdi. Film serisi boyunca çok fazla ön plana çıkmayan karakter, buna rağmen önemli birçok sahnede kilit oyuncu olarak hikayenin gidişatına etki etti.

Bellatrix Lestrange karakterine hayat veren Helena Bonham Carter, Fight Club gibi birçok bilinen filmde de oynayarak sinemaseverler tarafından tanınan bir oyuncu oldu.

Ginny Weasley / Bonnie Wright

Harry Potter’ın aşkı olarak filmlerde ön plana çıkan Ginny Weasley, aynı zamanda da Ron Weasley’in kardeşiydi. Karakteri beyaz perdeye taşıyan Bonnie Wright, Harry Potter filmlerinin ardından üne kovuşmasına rağmen büyük yapımlarda kendisine yer bulamadı.

Minerva McGonagall / Maggie Smith

Hogwarts’ta profesör olan Minerva McGonagall, son filmde Hogwarts’ın savunulmasında büyük bir rol oynamıştı. Karaktere hayat veren Maggie Smith, 1970 yılında En İyi Kadın Oyuncu Oscar‘ının sahibi olmuştu.

Luna Lovegood / Evanna Lynch

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı ile filme dahil olan Luna Lovegood, her zaman iyi birisi olarak Harry’e yardımcı olmuştur. Filmlerde yan karakter olan Luna Lovegood’u Evanna Lynch canlandırdı.

Lord Voldemort / Ralph Fiennes

Harry Potter’ın baş düşmanı ve herkesin korkulu rüyası Lord Voldemort, görünüşü ile birlikte dikkatleri üzerine çeken bir karakterdi. Baş dostu yılanı ile birlikte kahramanlarımıza birçok zorluk çıkartan ve acı kayıplara neden olan Voldemort’a Ralph Fiennes hayat verdi.

Makyajla bambaşka birisi olan Ralph Fiennes‘ın Voldemort karakteriyle ne kadar ün kazandığı belirsiz olmasına rağmen başarılı oyuncu, oyunculuğuyla birlikte birçok ünlü yapımda kendisine yer buldu. Schindler’in Listesi‘nde de oynayan oyuncu, başarılı bir kariyere sahip.

Harry Potter hakkında daha fazla içerik için bunlara da göz atabilirsin: 

Hatta seri hakkında bildilklerini sınamak istersen testimiz de mavcut: 

The Last of Us Dizisindeki 7 Sahneyi Oyunla Kıyasladık

Oyun sektörünün yıllar içinde yavaş yavaş yükselişi hem sinema hem de televizyon sektörünü şaşkına çevirmişti. Bir dönem “çocuk eğlencesi” olarak görülen video oyunları şu anda hem film sektöründen hem de müzik sektöründen daha büyük bir tüketim ve pazar payına sahip. Bu nedenle pek çok dizi ve film stüdyosu başarılı oyunları dizi ya da film olarak ekrana uyarlıyor.

Ancak tabii ki her oyun uyarlaması film ve dizi başarılı olmuyor. Geçmişte yaşanan Alone in the Dark (2005), Max Payne (2008) ve Assassin’s Creed (2016) gibi sayısız fiyasko, ilginin azalmasına neden olmuştu. Ancak özellikle The Witcher ve Cyberpunk Edgerunner ile son dönemde dikkat çeken oyun uyarlamalarını gören oyuncular yeniden uyarlama içeriklere bir şans vermeye başladı.

İşte The Last of Us da tam olarak bu jenerasyonun eseri!

Naughty Dog’un başarılı oyunu The Last of Us ise aslında The Witcher sonraki ilk “yeni nesil” oyun dizilerinden birisi olmayı amaçlıyordu. Ancak çekimlerde yaşanan aksaklıklar ve ertelemeler nedeniyle dizinin çıkış tarihi birazcık gecikti. Geçtiğimiz hafta ilk bölümü yayınlanan dizi, ülkemizde BluTV üzerinden seyircilerle buluştu ve hem ülkemizde hem de küresel çapta büyük bir beğeni topladı. Tabii ki diziyle ve özellikle karakterlerle ilgili bazı eleştiriler de yapıldı ancak büyük bir çoğunluk, diziyi “oyunun aynısı” hatta “oyundan daha iyi” olarak nitelendirdi.

Biz de sizler için The Last of Us dizisindeki bazı sahneleri oyundaki sahnelerle karşılaştırdık. Bakalım dizi gerçekten de “oyunun aynısı” mı?

Uyarı: Yazının geri kalanında hem The Last of Us dizisi hem de ilk oyun hakkında bolca spoiler bulunmaktadır.

HBO bu işi biliyor: Sarah’nın hediyesi

Dizinin belki de oyundan en net ayrıldığı kısımlardan birisi başlangıç sekansıydı. Oyunda direkt olarak Joel’in akşam işten eve geldiği sahneden hikâyeye giriş yaparken dizideyse Joel’i, Sarah’yı ve Tommy’i biraz daha yakından tanıyoruz. Özellikle oyunu oynayanların fazlasıyla hoşuna gidecek detaylar barındıran bu ufak sekansın ardından Sarah’nın, babasına hediye verdiği sahneyi görüyoruz.

Bu sahneyi repliklerine kadar değiştirmeden koymaları bana kalırsa gayet yerinde bir tercih olmuş. Oyunları oynamayanlar için her şekilde güzel bir sahne ortaya çıkabilirdi ancak TLOU Part 1’i oynamış ve diziyi izleyen oyuncular için bu kritik sahnenin değiştirilmesi dizi hakkında negatif ön yargıların oluşmasına neden olabilirdi.

Daha etkileyici olabilirdi: Enfekte olanlarla ilk temas

Sıradaki sahnemiz ise Joel, Sarah ve Tommy’nin enfekte olan “koşucu”larla ilk teması üzerine kurulu. Oyunda Joel, kızını korumak için komşusunu silahla öldürüyor ve daha sonra Tommy’nin gelişiyle birlikte ikilimiz evlerinden ayrılıyordu.

Dizideyse olaylar biraz farklı işlenmiş ve Sarah, komşusuyla karşılaştıktan sonra Joel’in onu kurtarmasını izlemiştik. Hem oyunda hem de dizide ilk kez Joel’i enfekte olanlarla “savaşırken” görmüştük ancak dizide Joel’in, komşusuna İngiliz anahtarıyla saldırması kesinlikle oyunda silahla saldırıyor olması kadar etkili olmadı. Diziyi izleyen pek çok oyuncu da bu sahnenin de orijinalde olduğu gibi kalması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca Sarah’nın, enfekte olan komşusuyla karşılaştığı sahne klasik zombi filmlerindeki karşılaşmalara benziyor. Yani fazlasıyla klişe. 

Dizinin oyuna taş çıkardığı sahne: Arabayla kaçış ve kaza

“Zombi” istilasındaki kasabanın nasıl kaosa sürüklendiğini ve Joel’le Sarah’nın bu kaostan kaçış mücadelesini gördüğümüz bu sekans, oyunla neredeyse birebir aynı. Özellikle kamera açıları, diyaloglar, karakterlerin yaşadığı gerginliğin aktarılması ve kasabanın durumu bu sahnede pek çok izleyeni kendine hayran bırakıyor.

Oyundaki kaza sahnesinde bize çarpan aracı net bir şekilde görebiliyorduk ancak dizide o anda ana odak düşen uçağın patlamasıydı. Tabii ki bu sahneyi karakterlerin odak açısından gördüğümüz için burada Tommy, Joel ve Sarah’nın düşen uçağa odaklandıklarını ve bu nedenle gelen aracı görmediklerini anlayabiliyoruz. Ayrıca oyunda olmayan düşen uçak sahnesinin de yaşanan kaosu çok iyi aktardığı bir gerçek. Bu noktada kaçış ve kaza sahnelerinin gerçek oyundaki sahneye kıyasla daha etkileyici olduğunu söylememiz gerek.

Joel’in kırılma noktası: Sarah’nın ölümü

Oyunun ilk dakikalarındaki en vurucu yer olan bu sekans, Joel’in hayatını kökten değiştiriyor. Ana karakterimiz, kızı Sarah’nın bileği kırıldığı için onu kucağında taşıyarak kaostan uzaklaştırmaya çalışıyor ancak bir FEDRA askeri tarafından durduruluyor. Joel ve Sarah enfeksiyon kapmamış olsalar da asker onları öldürmek için ateş ediyor ve kurşunlar maalesef Sarah’yı buluyor.

Oyunda zaten bu sahne mümkün olabildiğince dramatik ve vurucu bir şekilde verildiği için HBO yapım ekibi bu sahneyi de değiştirmemiş ve olduğu gibi diziye koymuş. Pek çok oyuncuya göre bu sahne hem dizinin hem de oyunun en büyük iki kırılma anından birisi. Bu nedenle sahnenin bu kadar başarılı ve doğru bir şekilde diziye aktarılması oyuncuları fazlasıyla sevindirdi.

Diziyle oyunun birbirinden ayrılmaya başladığı sahneler: Karantina Bölgesi

Dizinin günümüzde geçen sahnelerine ilk geçiş yaptığımızda Joel ve “ortağı” Tess’in Karantina Bölgesi’nden kaçma planlarını öğreniyoruz. Bu noktada Tess’in dayak yemesi ancak intikam alması ve Ateş Böcekleri’nin saldırısında tek başına olması diziyle oyunu birbirinden ayırıyor. Ancak yine de Tess’i yalnız görmemiz ve onun hikayesine bir bakış atmamız, Tess’in oyundakinin aksine bir yardımcı karakter yerine uzun soluklu bir yoldaş olacağını bizlere gösteriyor.

Joel ve Ellie’nin ilk karşılaştığı sahnedeyse Ellie’nin Joel’e oyundakinin aksine çok daha acımasızca saldırması dikkat çekiyor. Bu noktada dizideki Ellie’nin oyundakine kıyasla çok daha asi ve saldırgan olacağını tahmin etmek pek de zor değil. Sahne, oyuna kıyasla biraz farklı olsa da amacına çok başarılı bir şekilde hizmet ediyor ve birbirinden hiç de hazzetmeyen iki karakterin mecburen birlikte yola çıkışını bizlere güzel bir şekilde aktarıyor.

Oyunun ve dizinin ikonik sahnelerinden: Joel zaman öldürüyor.

2013 yılında The Last of Us’ın ilk oyunu çıktığında oyundaki bazı sahneler ikonikleşmiş ve Reddit forumlarında birer “meme” haline gelmişti. Bu sahnelerden birisi de Joel ve Ellie’nin arasında geçen “zaman öldürme” konuşmasıydı. Hatta oyunun hikayesini hazırlayan Neil Druckmann bu sahnenin aslında dramatik olmasını amaçladığını ancak garip bir şekilde bunun bir meme haline gelmesinden keyif aldığını belirtmişti.

Dizideyse bu sahneyi repliklerine ve Joel’in yatma şekline kadar birebir aynı şekilde görüyoruz.

İlk bölümün sonu: Karantina Bölgesi’nden kaçış.

İlk bölümün son sahnelerinden birisi olan bu sahnede karakterlerimiz gizlice karantina bölgesinden kaçmaya çalışıyor ancak FEDRA (Federal Afet Müdahale Ajansı) askerleri tarafından yakalanıyordu. Oyunda bu sahnede Joel, Ellie ve Tess üçlüsünü iki FEDRA askeri yakalıyor ve destek kuvvet çağırıyordu. Daha sonrasında Ellie, FEDRA askerini bıçaklıyor ve ortalık karışıyordu. Karakterin küçük sırrı açığa çıkıyor ve sonrasında karakterlerimiz gelen destek kuvvetlerini aşarak yollarına devam ediyordu.

Dizideyse bu kısım biraz farklı. Joel, Ellie ve Tess üçlüsü karantina bölgesinden çıkmaya çalışırken daha önceden Joel’in iş yaptığını bildiğimiz bir FEDRA askeri tarafından yakalanıyordu. Tıpkı oyunda olduğu gibi Ellie, askeri bıçaklıyordu. Ancak bu sahnede Joel’in askere saldırmasındaki ana motivasyonunu görüyoruz. Kızının ölümünü hatırlayan Joel, bir saniye bile tereddüt etmeden FEDRA askerinin üzerine atlıyor ve askeri yumruklayarak pipetle beslenmeye mahkûm bırakıyordu.

Bu noktada dizideki sahnenin oyundakine kıyasla çok daha vurucu olduğunu ve oyunda da olduğu gibi gelecekte Joel ile Ellie arasında bir baba-kız ilişkisinin gelişeceğinin kanıtını görüyorduk. Bu noktada Joel’in Ellie’yi oyuna kıyasla çok daha hızlı kabul edeceğini ve ikilinin maceralarında onu daha fazla korumaya çalışacağını düşünüyorum.

Peki genel olarak ilk bölüm ne kadar tutarlı?

Oyunun ilk 1 saatini konu alan ilk bölüm, bazı karakter seçimleri ve hikâyede ufak tefek değişikliklere rağmen ilk oyunu oynayan ya da oynamayan pek çok izleyicinin fazlasıyla hoşuna gitti. Özellikle dizinin orijinal hikâyeye bağlı kalarak oyuncu mutlu etmesinin yanı sıra oyunlarla ilgisi olmayan dizi sever kitleyi de kendine bağlayabilmesi büyük bir başarı.

Tabii ki bunun bir dizi olduğunu ve oyunun yaklaşık 17 saatte biten hikayesine kıyasla pek çok ekstra macera barındıracağını unutmamak lazım. Yani ilerleyen bölümlerde aslında oyunda hiç olmayan ancak oyunun hikayesiyle tutarlı sahnelerle karşılaşmamız mümkün. Zaten ilk iki oyunun hikayesini yazan Neil Druckmann’ın bu dizide de yazar olarak yer alması bunun bir kanıtı.

The Last of Us Dizisi Türkiye’ye Uyarlansa Kimler Oynardı?

Bir oyunun diziye uyarlanacağını duyduğumuzda birçoğumuz büyük beklentilere giriyoruz. The Last of Us, konusuyla da dizisinin çekilmesi için oldukça uygundu. Nitekim oyuncu kadrosu da dünyaca ünlü, başarılı oyunculardan oluşuyor.  

Başarılı bir yapım ortaya çıktığında ise bu durum diğer ülkelerin de dikkatini çekebiliyor ve uyarlamalarının yapıldığını görebiliyoruz. The Last of Us muhtemelen hiçbir zaman Türkiye’ye uyarlanmayaca ancak uyarlansaydı dizide oynayabilecek oyuncularla ilgili birkaç fikrimiz var.

Önce karakterlerimizi ve hikayeyi tekrar hatırlayalım. 

Cordyceps mantarının mutasyona uğraması, dünya için kaçınılmaz bir salgının başlangıcı olur. Güney Amerika’dan yayılan salgın, kısa süre içinde tüm dünyaya yayılır. Salgının ortasında, kıyamet sonrasını andıran dünyada 20’li yaşlarının sonunda bekar bir baba olan Joel, kızı Sarah ve kardeşi Tommy ile birlikte hayatta kalmaya çalışır. Ancak hayatta kalmak göründüğü kadar da kolay değildir. 

(Bu kısım, oyunu henüz oynamamış olanlar için spoiler içerir!) 

Yaşadıkları kötü olaylar silsilesi sonrası kızını kaybeden Joel, kızından 2 yaş büyük olan Ellie’yle karşılaşır. Böylelikle maceramıza Ellie’yle birlikte devam ederiz. Joel ve Ellie baş kahramanlarımız olsa da oyunda pek çok yan karakter mevcut. Dizinin çıkışıyla birlikte ise yapımcıların karakter seçimleri eleştiri yağmuruna tutuldu. 

Dizinin fragmanı ve karakterlere hayat veren oyuncular için:

Bu sebeple biz de oyundaki karakterleri baz alarak, Türkiye’deki isimlerden güzel bir dizi kadrosu çıkarttık. 

Dizi Türkiye’de çekilseydi başarılı oyuncumuz Kıvanç Tatlıtuğ’u Joel karakteriyle görmek epey hoş olacaktır. 

Baş kahramanımız Joel’i oynayabilecek isimlerden bir diğeri de Engin Altan Düzyatan. Nitekim kendisi Joel’e en çok benzeyen isimlerden biri.

Şimdiden birçok başarılı yapıma imza atmış olan Beren Gökyıldız, eminiz ki Ellie karakterinde de oyunculuğunu konuştururdu.

Canım Annem dizisindeki oyunculuğuyla pek çoğumuzun gönlünü kazanan, güzeller güzeli Gece Işık Demiral dizide Joel’in kızı Sarah’ı oynayabilir.

Akasya Durağı’ndaki Obayana rolüyle hatırladığımız Max Bendo, Henry karakteri için güzel bir seçenek olabilir. 

Jackson topluluğunun lideri ve Tommy’nin eşi Maria ise Didem Soydan’ın yardımıyla çok daha güzel görünebilir.

Riley Abel karakteri için seçtiğimiz isim ise bizi çocukluğumuza götürüyor. Zira Sihirli Annem’de Toprak karakterine hayat veren Jennifer Boyner’in Riley karakterine çok yakışacağına eminiz. (Evet, çok değişmiş.)

Murat Serezli zaten The Last of Us Part 2’de Tommy karakterinin seslendirmenliğini yapmıştı. Dizi Türkiye’de çekilmiş olsaydı belki de Bill’i de oynayabilirdi.

Başarılı oyunculuğuyla tanıdığımız Cansu Dere, belki de Marlene karakterine küçük bir Eyşan’lık katabilirdi.

Engin Öztürk’ü James karakterinde izlemek epey keyifli olacaktır.

David karakteri ise Sıcak Kafa dizisiyle büyük bir beğeni toplayan Osman Sonant için adeta biçilmiş kaftan.

Dizi Türkiye’de çekilseydi adı da yüksek ihtimalle ‘Bizden Geriye Kalanlar’ olurdu. Hatırlarsınız ki bunun pek çok örneği daha önce ekranlarımıza geldi. Örneğin Desperate Housewives adlı Amerikan dizisi bir dönem hepimizi ekranlara kilitleyen Umutsuz Ev Kadınları olarak uyarlanmıştı.

The Last of Us için de benzer bir durumla karşılaşırsak eminiz ki pek çok ünlü isim yapımda yer almak isteyecektir. Tabii burada yapımcıların işlerinin ne kadar zor olacağını da tahmin edebiliyoruz. Zira biz bu içeriği yaparken bile pek çok karakter için oyuncu seçmekte zorlandık. Siz de (olur da çekilirse) the Last of Us’ın Türkiye uyarlamasında kimleri, hangi rolle görmek istediğinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.