YENİ KEŞİFLER: ADLER CAMÉLÉON

“Değişim” neredeyse hayatın kelime anlamı… Her gün yeni, farklı güzelliklerle karşılaşıyor, enteresan tesadüflere şahit oluyoruz. Bu yeni keşifler Adler’in kreasyonlarına ilham kaynağı oluyor ve “metamorfoz” ruhu, dönüştürülebilen Caméléon yüzükleriyle hayat buluyor.

Adler Mücevher Evi’nin pek çok koleksiyonunda “kontrastların uyumuna” rastlanır; tıpkı ilk olarak 2002 yılında tasarlanan, sadelik ve çokluk kavramlarının şiirsel bir yorumu olan “Caméléon” adlı yüzükler gibi… Göz kamaştıran renkleri, özgün çizgileriyle, Caméléon yüzükleri anın ruhuna göre, görünüm değiştirebiliyor.

İkonikleşen bu mücevherin yirminci yılı anısına 2 yeni dış yüzük “farklılaşma” özelliğini çeşitlendirmek üzere koleksiyona katıldı. Farklı renk alternatiflerine sahip Caméléon, “olanaklarla” oynuyor.

Tek başına, birkaç tane üst üste, bir arada veya birbirinin içine geçirilerek takılabilen yüzükler armoni içindeki formlarıyla verdikleri neşe sayesinde adeta yaşam sevincini arttırıyorlar. Mücevher ustaları 2 yeni dış yüzükle, markanın ikon koleksiyonlarından birini, çağdaş bir bakış açısıyla yine ve yeniden yorumluyor. Birinin yumuşak ve yuvarlak hatları, diğerinin pırlantalarla konturlanmış keskin çizgisiyle bütünleşiyor. Bunlara, pırlantalarla çevrili beyaz altın veya pembe altından iç yüzükler eşlik ediyor. İsteğe bağlı olarak değiştirilebilen Caméléon yüzükler, kişiliğimizin farklı yanlarını ifade edilebilmeyi mümkün kılıyor.

Yaklaşık 137 yıldan beri zamanın simgesi mücevherler üreten Adler, farklı tatlarla birleştirdiği ustalığını kreasyonlarındaki müthiş bir “dengeyle” gözler önüne seriyor. Doğunun duygusallığı ve hassasiyeti yüzüklerin iç bükey formlarında hissedilirken, batının geometrik keskinliği formun şahsiyetini ortaya çıkartıyor. İstisnai hayallerden doğan istisnai parçalar Adler koleksiyonlarında yeniden buluşuyor.

Adler’in dördüncü kuşak temsilcileri Allen ve Daisy Adler aile geleneklerini sürdürmekle beraber markaya yepyeni fikirlerle, yeni bir vizyon getiriyor. Değişimin, çağın vazgeçilmez değeri olduğunun bilincinde olan 4. kuşak temsilcilerinin yaratıkları yeni koleksiyonlarda “modeli dönüştürülebilen” avangart, cüretkâr ve rafine mücevherler önemli bir yer teşkil ediyor.